14 Mart 2009 Cumartesi

Bir dizi dedikodusu:)

Aşk-ı Memnu nasıl bir dizidir ki iş yerindeki maillere konu olmuş,her kafadan ayrı bir ses çıkarmış,ortayada bu satırlar çıkmıştır.




Z:nassiniz canlarim:))dun seydettinizmi aski memnuyu bihter nasil aldilar milyarlik elbiselerden 3er 5er icim gitti valla lotoda cikmadi zaten ahha haa:)))

Ç:magaza BCBG idi galiba dimi ulan bir elbise kaç para peeehhh !!!

Z:behlulun nisanlisininda ici gitti valla:)bide firdevs kizi icin araba istedi ya yuh dedim artik adami somurdunuz artik yeter:))))

N: adnan vurssun daha tahtalara :)) adamı soyup soğana ceviricekler ana kız haahahahaha :))

P:Bihter ne yapacaktı... baldırı çıplak behlül ile mi evlenecekti.... O zaman o elbiseleri anca k behlül'ün nişanlısı gibi sadece denerdi....

Z:sadece denedimi almadımı bihter ona ben kacırdım orayı

Ö:ay çok komiksiniz siz ya yeni okudum mailleribencede Bihter akıllıca davrandı ama oda anası gibi çok sinsi

Z:ooo sende az degilsin..ilerde sende bul bir adnan yasa valla:))

Ö:Aman şekerim Allah korusun diyelim zengin oabilir ama duıl olmasın yahuuu:)

N:amaaan nolucak ya dul olabilir bence cocugu olmasın :)))

P: Hazır büyümüş çocuk ne zararı var N. rahat edersin :)))))

Ç:aynen :))) dogurmana gerek kalmaz deforme olmazsın :))))

Z:ama bihterin kendini saglama almasi icin bir tane dogrmasi lazim...gunde 5saat sor yapiyorlar zaten bisey olmaz onlara.. firdevs nasil kiziyor dal gibi peykere kilo aldin diyeee... annem olsa ye kizim der:))



Ne garip bir dizi nasılda esir alıyor bizi:)Herkese güzel bir haftasonu diliyorum,





Özi

13 Mart 2009 Cuma

yeni bir yüzle merhaba :)

Bugün maille bana bir görev geldi, blogumuzu biraz renklendir, değişiklikler yap dedi mercümek tanem... Ben de uğraştım, didindim şu karşınızda görmüş olduğunuz hale getirdim sayfayı :))
Umarım beğenirsiniz, yorumlarınızı bekliyorum :)
Bu arada, şu aralar devamlı aklımda olan ama bir türlü başlayamadığım işler var. Acaba onları yapmak için de birilerinin yap demesini mi bekliyorum??? Ya da şimdi burdan kendime diyorum yap artık şu işleri artık çıkar aklından!!!
Ben bu satırları yazarken mihrimah'ta kahvesini yudumlayan mercümek taneme selam ve sevgilerimi gönderiyorum, en kısa zamanda hint çayında buluşmayı umut ediyorum...

yapıcı :)

egi

12 Mart 2009 Perşembe

Yorumdu yazıya dönüştü :)

Offf ne dolu dolu bi yazı olmuş bu, off bi sürü insan bi iş bulmak için o kadar üzülürken, sıkılırken, bu insanlıktan anlamayan aciz insanlar nasıl da devletten geçiniyorlar. Evet onların da dinlenmeye hakkı var, ama zor anları da anlasınlar yaa, bi güler yüzü eksik etmesinler, işimizi yapacaklar diye kendilerini dünyanın hakimi zannetmesinler, burunları o kadar yukarda olmasın beea! Off ben de amma dolmuşum :)
Ama arkadaşımın canını ne sıkmışlar öyle, kıymetli kristallerini döktürmüşler :(Üst üste gelen şeyler arada kristal döktürüyor insana aslında bazen ona da çok ihtiyacımız oluyor ama çok sık olmasın tabii...
Yarın o mahkemenin olumlu sonuçlanacağına ve artık bir son bulacağına inanıyorum, bunun da kutlamasını yapacağız hani şu senin için yapacağımız fasılda hiç merak etme :))
Aşık olmak nerde kolay ki desem???
(Bu arada yorum yazacağım diye koca yazı yazdım acaba yazı olarak mı yayınlasam, bu yazı yokluğunda :))) Eveet yaa yapıyorum bunu özür :(
Kolaycı
egi

11 Mart 2009 Çarşamba

dolu dolu gözlerim....

Beni bugün delirten kadına bu satırlarım...
Levent Adliyesinin içindeki PTT'de çalışan,
Hareketlerinden salla başını al maaşını mantığıyla çalıştığını düşündüğüm,
Halden anlamayacak kadar kötü kalpli olan insan müsveddesi.
Pul almam gerekirken PTT'nin kapalı olduğunu görüyorum.
Açılmasına ise 45 dakika var daha.
Benim mücadelem ise zamanla.
Olabildiğince çabuk olmalıyım ki
Yarım gün izin aldığım bu günde bütün işlerimi halledebileyim.
Burdan çıkıp doktora yetişmeli birde...
Üstelik sabahtan yöneticimle koskoca bir senenin değerlendirmesini yapmışım.
Gerginim de hafiften.
Bir de dünyanın yolunu gelmişim binbr zahmetle.
Normalde 13.30'da açılıcak olan PTT'nin içinde 2 hatun var.
Tamam öğle tatilleri ve belli ki dışarı çıkmamışlar.
Muhabbet edip gülüşüyorlar,kapının arkasında.
Camı tıklatıyorum.
Biri kafasını kaldırıp kapalı kapalı diye bağırıyor
Anlamıyormuşum gibi.
Ben ağzımı açamadan arkasını dönüyor gülmeye devam ediyorlar.
Aradan zaman geçiyor dolanıyorum oralarda.
Yine gidiyorum camın önüne bu sefer diğer uyuz benimle göz göze gelmemek için kafasını neredeyse masanın altına sokuyor.
Benimle bütün bağlantısını kesmeyi tercih ediyor.
Oysaki eğer iyi niyetli biri olsa sadece pul alıcam
Onu uğraştıracağım bişey de yok.
Ve bana mesaisi dışında yardımcı olduğu içinde oturup teşekkür maili atıcam.
Üstelik günümü de güzelleştiricek.
Nasıl bir iş anlayışıdır bilmiyorum bu.
Zaten şirket dışında olsa anlarım ama karşımda muhabbet ederken
İnsan yerine koymamaları çok canımı yakıyor.
Davul gibi gerilen sinirlerim daha fazla dayanamıyor
Ve o kristal taneleri bırakıyorum farkında olmadan.
Sonra da kapının önünde dikiyorum gözlerimi o uyuz kadına.
Bu sefer ben pis pis bakmaya başlıyorum.
Benimki nerdeyse başını kuma gömücek o kadar.
Masanın arkasında küçülüyor da küçülüyor.
Oysa benim gözümde çoktan küçüldü bile.
Aynı şehirde yaşadığım,aynı dili konuştuğum
Üstelik hemcinsim olan biri nasılda hayatımı zorlaştırıyor.
Bu yazıyı tesadüfen okuyup rahatsız olmasını istiyorum şuanda.
Acaba ben miyim diye aklından geçsin istiyorum.
Ama o vurdumduymazlıkla nasılsa kendine konduramaz eminim buna.
Zaten adliyede olma nedenimde ilginç.
Aylardır başıma bela olan ve mahkemelik olduğum fotoğraf makinem için evrakları bırakmaya gitmişim.
Yarın mahkeme var.
Bu makineyi aldığımdan beri sorun üstüne sorun yaşattı bana.
Bu kadar sorun çıkartan bir makineye pul almakta sorun yaratıyor işte.
Lehime sonuçlanan mahkemeye itiraz eden firma ,parayı ödememek için bana karşı dava açıyor.
Bu işle uğraşmaktan zaten sıkıldım.Ama bu kadar uğraşmışken de peşini bırakmaya niyetim yok.
Güveniyorum adalete.
Ya da güvenmek istiyorum.
Tekrar lehime sonuçlanmasını istiyorum yarın ki davanın.
Ahh bir lehime sonuçlansa da bende anlatsam herkese,
Her yere yazsam,müşteri memnuniyetsizliğimi nasılda olumluya döndürdüğümü.
Sizde hakkınızı arayın desem herkese.
Off ne doluymuşum be yetsin artık.
Bir de Zuhal çalıyor arka fonda.
Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm diyor.
Neden zor ki?
Var mıdır nedenini bilen...


Özi

5 Mart 2009 Perşembe

MUM...

büyük ateşler çabuk fark edilir, çabuk söndürülür.
ancak mum gibi çok önemsiz bir ateş üzerinden kimse durmaz bile
o yanaar, durur,
elektrikler gelir, söndürmeyi bile akıl edemezsiniz...
işte bu parçadaki MUM;
içimizde yanan ve fark edilmeyen şeyleri söylüyor...
"Sen içimdeki küçük mum hala sönmedin yanıyor musun?....."
diye bir girişi ve sözleri var Bülent Ortaçgil'den dinlediğim şarkının...
paylaşmak istedim...

MUM
egi

9 Şubat 2009 Pazartesi

Oluuur oluuur :)

Canım sen cuma günü kontrolünü bi atlat, üstüne tabii ki yapılacak fasıl ama ben bu haftasonu hemen çeneni yorma istiyorum, haftaya yaparız diyorum. Merak etme hepimiz birlikte olmayı çoook özledik, birlikte eğlenmeyi, hepimizin çoook ihtiyacı var... Mesaj elimize ulaşmıştır yani merak etme :)) Çook öptüm kuzum...

egi

8 Şubat 2009 Pazar

Fasıl ne iyi olur di mi?

Şöyle süslenip püslensem
Dışarıya çıksam
Hatta hepberaber çıksakta
Bir fasıl yapsak nasıl olur?
Mesaj alındı mı Ezgi'cim:)
Son hafta çünkü bu:)

Özi

7 Şubat 2009 Cumartesi

Hayat...

Sezen çalıyor radyoda.
Hrant Dink için yazdığı şarkıyı söylüyor.
Bu şarkı ilk dinlediğim andan beri aynı etkiyi yaratıyor bende.
Aklıma 2 ay öncesi geliyor.
Bende bizi bırakıp,çook uzaklara giden biri için
Yağmur yağarken dışarıda,
Deniz kenarına oturup
Şarkıyı başa ala ala
Hıçkıra hıçkıra
Ağladım
Yolun ışık olsun
Dilerim çok mutlusundur uzaklarda...

Guvercin

bir daha açar mı karanfil korkusuz
bir daha uçar mı güvercin şehirde
yalancı güneşli bir ocak
mübarek cuma gününde

gitti cancağızım gitti
bitti son İstanbul
kaldırımlar zabıt tuttu
hepimiz şahidiz
her yer tetikti

bir daha yazar mı kalem kanaya kanaya
kağıdı da kan tutar mı ağaç değil mi soyu
ağla doyasıya ağla
aynı denizde çoğalır yüreğin öz suyu

sen de çekip gitme
dayan be umudum
dön gel...
meydan okur hayat
pabuç bırakmaz ölüme
dön gel...

Özi

5 Şubat 2009 Perşembe

Mutluluk :)

Kalp kalbe bu kadar karşı olur...
Dünkü sessiz kutlama için buradan da teşekkür etmek istedim, mutluluğumu burdan duyurmak istedim, aynı anda sen yazmışsın... İyi ki varsın Ozi'm :)
İyi ki doğmuşum, iyi ki seninle dostun olmuşum, mutluyum, mutlu bugün ben :)
Nice mutlu seneleri birlikte karşılamak, şen kahkahalar atıp, bol renkli günler yaşamak dileğiyle...

iyi ki varsın EZGİİİİİ:)

Ezgi'cik,
Mutlu,umutlu güzel senelere...
İyi ki doğmuşsun
İYİ Kİ VARSIN:)